HER EVİN BİR ÖYKÜSÜ VAR

 
Çocukluğumda bizim mahalle
Kanal Boyu. Sağ köşedeki mavi ev.
Pencereden gördüklerimize tanık
oluruz. Ya görmediklerimiz?
Fotoğraflar için buraya tıklayınız
Bu bir Malatya- Tahtalı Minare
Barutçu / Aydınoğlu hikayesidir. 

Özel ve Güzel

GÜNÜN MESAJI

 En Anlamlı Söz

Karıncaya sormuşlar :
''Nereye gidiyorsun?''
''dostuma'' demiş.
''Bu bacaklarla zor'' demişler.
Karınca : ''olsun, varamasam da yolunda ölürüm'' demiş... 

AYDINOĞLU SOYAĞACI

 Aile Soyağacımız

RENCİDE GÖLGELER SOKAĞI

"Derinlere hükmeden şey sessizliğin gücüdür.

Beni cesaretlendiren ise; bu sessizliğin sesini duyar gibi olmamdır."

Sessizliğin sesini duyarak, derinlerdeki çığlıklara kulak kabartarak ve görmezden gelinen, hayatlarımızdan birer suskun gölge gibi geçip gidenleri görmekte direterek başladı her şey...

Güneşe arkasını dönme cesaretini gösterenlerin görebildiği, karanlıkta kalmış, ötekileştirilmiş, bilerek ya da bilmeyerek farklı şekillerde rencide edilmiş çoğu kişi, bu romanda kendine bir yer buldu. Onlar bazen sokağımızdan geçen kağıt toplayıcısı çocuktu, bazense Beyoğlu’nun arka sokaklarını mesken tutmuş bir hayat kadını. Hepsinin hayat mücadelesi aynıydı ama hayatın onları kucaklayış şekli farklıydı. Toplumun ötekileştirdiklerine kader de hüzünlü sonlar yazmakta
ustaydı.

Her şey güneşe sırtımı dönünce başladı. Karanlıkta kalan kısımlarımı gördüm. Gördüklerimi önce gölge diye tanımladım. “O” bir gölge dedim. Sonra baktım herkeste var o gölgeden. Sadece güneşe arkasını dönenlerin görebildiği. Herkesin bir “O” su vardı. Yani karanlıkta kalmış, ilgi gösterilmemiş, ötekileştirilmiş bir “O”.  Bir araya geldi “O” lar ve ONLAR oldular. Kimi kâğıt topladı, kimi LGBTİ mensubu oldu, kimi Beyoğlu’nu mesken tuttu evsiz, barksız yaşadı. Bimekan oldu. İttik “Onlar”ı, ötekileştirdik. Rencide ettik ve kendi sokaklarına, gettolarına hapsettik. O ben idi, onlar biz idiler. Öteki olmadan önce. Dedim ya her şey güneşe sırtımı dönüp kendi karanlığımı, gölgemi görmemle başladı. Kendimi RENCİDE GÖLGELER SOKAĞI’nda buldum.

Kız Tayyar’a ve Gececi Necdet’e sıkılan silahın sesini duydum.  Kız Tayyar’ın müşterisinden yediği tokata sinirlenen Selma’nın isyanını gördüm. Selma’nın Handan’a olan aşkına şahit oldum. Handan’ın lüks arabasıyla çarptığı Çocuk Ahmet’in, çöplerin arasında bulduğu ve tek oyuncağı olan çember tam önümde yere düştü ve Çocuk Ahmet’in bayılmadan önceki son sözü “Yarın gelemeyeceğim Kitapçı Amca” cümlesi beni daldığım karanlıktan uyandırdı.

Tüm web marketlerde
www.kitap365.com

İstanbulkitap.com





  
303 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
AlışSatış
Dolar12.070212.1185
Euro13.587613.6420
Hava Durumu
YAYIMLANAN KİTAPLARIM
RENCİDE GÖLGELER SOKAĞI
NAİL'İ BIRAKAMAM
İdil 2
SAYILMAYANLAR
Sayılmayanlar, raflarda yerini aldı.




Okuyucu Yorumları
ŞAM'DA BİR MARDİNLİ