Özel ve Güzel

GÜNÜN MESAJI

 En Anlamlı Söz

Karıncaya sormuşlar :
''Nereye gidiyorsun?''
''dostuma'' demiş.
''Bu bacaklarla zor'' demişler.
Karınca : ''olsun, varamasam da yolunda ölürüm'' demiş... 

Köşe Yazarları

 <blink> </blink>

AYDINOĞLU SOYAĞACI

 Aile Soyağacımız

ATATÜRK, AYASOFYA ve 5816

ATATÜRK, AYASOFYA ve 5816

Bak sevgili cahilim, bak aklını ve düşüncesini kiraya vermiş düşünce fukarası, aklı kıt sakalı uzunum. Dilini bir papağan gibi sahibinin öğrettikleri ile köleleştirmiş kuş beyinlim. Bak benim cahil cesaretlim. Bak benim söyleyecek lafı olmadığı için kendini 5816 sayılı yasanın arkasına saklayan zavallım. Bak benim belgesi olmadan uydurma hikayeler ile ortaya bir de utanmadan “asıl gerçek tarih bu” diyerek “Alternatif Tarih” adıyla sahte tarih yazanım. Bak benim salağım, bak benim okumadan, bilmeden inananım. Bak benim beyaz kefeni ile yola çıkanım. Kefenin cebi olmadığı için çaldığını ayakkabı kutusunda saklayanım. Biliyorum ki sen bu yazıyı da okumayacaksın. Olsun ben yine de yazayım bakarsın bir gün bir okuyana rastlarsın.

           Öncelikle sana şunu söyleyeyim; “Alternatif Tarih” diye bir tarih olmaz. Yani tarihin alternatifi değil belgesi olur ve bu belgeler bütün dünya ülkelerinin arşivinde mevcut olup tüm araştırmacılara açıktır. Hele senin deli feslinin saçma sapan konuşmaları, uydurma hikayeleri hiçbir zaman hiçbir bilimsel kaynak teşkil etmez. Eğer o delinin arzuladığı gibi Yunan kazansaydı bu gün fetih şarkıları söylediğin savaşı sen Ayasofya’nın önünden geçebiliyor muydun bakalım!

           Bunları neden mi söylüyorum çünkü sen ve senin gibiler 24 Temmuz Cuma günü aklınız sıra bir gövde gösterisi yaparak sanki çok önemli bir şey yapmış gibi Ayasofya’da cuma namazı kılarak bir fetih havası yarattınız.

Diyanet İşleri Başkanı’nın elinde tuttuğu Tapınak Şövalyelerinin kullandığı haç sembolü taşıyan kılıç ile Cuma Hutbesinde; bu ülkenin kurucusuna   hakaret etmesinden cesaret alarak papağan diliniz açıldı. Size uzatılan her mikrofonlara “artık hilafete çok az kaldı” diyerek, özel görevli bir hutbe memurunun gazına gelip sizler de “Atatürk hakkında konuşmak istediğinizi ama 5816 nolu yasadan çekindiğinizi “ dile getirdiniz.

           A benim cahilim. Öncelikle o yasa, 1951 yılında, yine senin gibilerin, ülkenin çeşitli yerlerine, minnet ve saygıyla anılmak adına konmuş ATATÜRK büst ve heykellerine yapılan saldırı neticesinde o çok sevdiğiniz Menderes hükümeti tarafından konuldu. Bunu o akılsız kafana yaz. Gelelim ikinci konuya; bu yasanın tam metnini yazının sonunda bulacaksınız ama yasanın birinci maddesi konunun esasını oluşturuyor, diğerleri ise uygulama düzenlemesi getiriyor. Madde 1: Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

            Yani işin aslı şu: Bu yasa sana, hakaret etme  ama elinde bir belge var ise bunu da söylemekte özgürsün, fikir ve düşünce özgürlüğün var diyor. Sen eğer bugün belli ki hiç bilmediğin ya da çok iyi bildiğin bir yasayı bahane ederek içindeki o gizli kalmış; “ATATÜRK’E HAKARET ETMEK, BÜSTLERİNİ YIKMAK, ANITKABİRİ YAKMAK” duygunu dışa vuruyorsun. Bilerek yapıyorsan hainsin ve nankörsün, elinde söylediklerini ve iftiralarını ispatlayacak belge de olmadığı için cahilleri bu bahane ile kandıracağını düşünüyorsun. Bilmeden yapıyorsan cahilsin.  

Bu arada 5237 sayılı TCK’nun 299. Maddesi 3. Fıkrası da benzeri bir düzenleme ile Cumhurbaşkanına hakareti disiplin etmek üzere orada durmaktadır.  Bu madde nedeniyle 2018 verilerine göre 4 yıl içinde (2014-2018) açılan dava sayıları diğer dönemlerin (Özal, Demirel, Sezer, Gül) toplamından %19,5 artarak 19,122 ye ulaşmış durumda. Yani önceki dönemlerde açılan dava sayıları yüzlerle ifade edilirken şimdi bu rakam 20.000 e ulaşmış durumda. Yani sizin arkasına sığınarak bahane ürettiğiniz yasanın bir başka versiyonunu günümüzün Cumhurbaşkanından vekalet almış avukatları bir silah olarak kullanmaya devam ediyor.

Atatürk’e belgesiz ve bilgisiz hakaret etmek için kapı arayanlar önce evlerindeki kapının anahtarını yaptırsınlar.

Saygılarımla

Numan AYdınoğlu

ATATÜRK ALEYHiNE iŞLENEN SUÇLAR

HAKKINDA KANUN

 Kanun Numarası : 5816

 Kabul Tarihi : 25/7/1951

 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 31/7/1951 Sayı : 7872

 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 32 Sayfa : 1842

Madde 1 – Atatürk'ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile

cezalandırılır.

 Atatürk'ü temsil eden heykel, büst ve abideleri veyahut Atatürk'ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten

kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.

 Yukarki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.

Madde 2 – Birinci maddede yazılı suçlar; iki veya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya

umuma açık mahallerde yahut basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.

 Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa

verilecek ceza bir misli artırılır.

Madde 3 – Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet savcılıklarınca re'sen takibat yapılır.

Madde 4 – Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 5 – Bu kanunu Adalet Bakanı yürütür.rk

 

 25 Temmuz 1951'de kabul edilmiş Türkiye Cumhuriyeti kanunudur. Konusu, ülkenin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'e karşı işlenecek suçlardır.

 

 

 

  
461 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
AlışSatış
Dolar7.78377.8149
Euro9.32419.3615
Hava Durumu
YAYIMLANAN KİTAPLARIM
SAYILMAYANLAR
Sayılmayanlar, raflarda yerini aldı.




Okuyucu Yorumları
ARŞİVDEKİ YAZILARIM

 Arşivdeki yazılarım

Parmakların Dili
NAİL'İ BIRAKAMAM