HER EVİN BİR ÖYKÜSÜ VAR

 
Çocukluğumda bizim mahalle
Kanal Boyu. Sağ köşedeki mavi ev.
Pencereden gördüklerimize tanık
oluruz. Ya görmediklerimiz?
Fotoğraflar için buraya tıklayınız
Bu bir Malatya- Tahtalı Minare
Barutçu / Aydınoğlu hikayesidir. 

Özel ve Güzel

GÜNÜN MESAJI

 En Anlamlı Söz

Karıncaya sormuşlar :
''Nereye gidiyorsun?''
''dostuma'' demiş.
''Bu bacaklarla zor'' demişler.
Karınca : ''olsun, varamasam da yolunda ölürüm'' demiş... 

AYDINOĞLU SOYAĞACI

 Aile Soyağacımız

Ben o zaman sizin yerinizdeydim

Ben o zaman sizin yerinizdeydim

Yaşadığımız günler Cumhuriyetimizin kurulduğu günlerden bu yana yaşanan en kritik ve en tehlikeli günler. Bir yandan uluslararası ortamda yalnızlık, yaşanan ekonomik kriz, işsizlik derken diğer yandan mecliste haddini aşan konuşmalar. Bir ülke düşünün ki; ülkesinin bir yerel yöneticisi vatandaşına eğitimine katkı olsun diye tablet dağıttı diye eleştirsin. Bu nasıl bir anlayıştır. Eğer ülkeyi yöneten sensen, ki sensin o zaman sorgulaman gereken bu ülke öğrencilerinin ihtiyaçları olan tabletleri neden kendi olanakları ile alamadığıdır. Yoksa senin ya da bir başkasının bedava verdiği tablet sayısı değildir. Bu tam bir muhtaç et ki kölen olsun mantığıdır. Eleştireceğine utanmasaı gereken kişidir o ülkeyi yöneten açısından.

Ya o mecliste haddini aşan konuşmayı yapan adama ne demeli. Neymiş efendim: “Yeniden Kuruluş Anayasası” olacakmış. Bunlar yarın tarih huzurunda ne cevap verecekler diye kendi kendime sorduğumda aklıma bir anı geldi. Bu anıyı ben yeni çıkacak olan kitabımda (Nazım Hikmet’in Bulgaristan Ziyaretleri ve dönemin Genç Gazetecisi İsmail Cambazov) yazmıştım. Bu olay bir dikta yönetime alkış tutanların bütün gerçeklerini anlatması bakımından çok önemli diye düşünüyorum.

“Geçen yüzyılın ikinci yarısı “Stalin” çalkantıları ile geçti. Bütün dünyaya “ En büyük İnsan”, “En Büyük Strate”, “En Büyük Kalpli Devlet Yönetmeni”, “En İyi Yönetici” olarak telkin edilen Yosif Visarionoviç Stalin 1953 yılında ansızın ölüverdi. En yakın çalışma arkadaşlarından birisi olan, o sıralarda Sovyetler Birliği Merkez Komitesi Sekreteri bulunan Nikita Sergeviç Kruşçef, veli nimetinin ölüsünü kamçılamaya başladı. Stalin’i “En büyük insan kasabı, en büyük cellat, en gaddar, en merhametsiz insan” olarak göstermeye başladı. Kongrelerde, konferanslarda, toplantılarda söze; Stalin ile başlıyor, Stalin ile bitiriyordu. Herkesin canına tak dedi. Kiev’de (Ukrayna’nın Başkenti) parti aktifi ile yaptığı bir toplantıda, gene Stalin aleyhine atıp tutmaya başlamış. Salondan biri yazılı olarak bir soru vermiş. Tabiatıyla sualini imzalamayı unutmuş. Notta yazan soru;

-        Bütün bu olaylar işlenirken siz neredeydiniz?

Kruşçef anonim, yani imzasız soruyu bütün toplananların duyacağı şekilde okumuş.

-        Bu soruyu soran ayağa kalksın.

Diye emir vermiş. Ancak salondan kimse ayağa kalkmamış. Kimsede o cesaret yok. Kruşçef salondan cevap gelmeyişinin mutluluğu ile cevap vermiş. Çünkü maksat hasıl olmuştur:

-        O zaman ben sizin yerinizdeydim.

 

Umarım mesaj yerine ulaşmıştır.

Saygılarımla

 

  
643 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
AlışSatış
Dolar9.57939.6177
Euro11.148711.1934
Hava Durumu
YAYIMLANAN KİTAPLARIM
RENCİDE GÖLGELER SOKAĞI
NAİL'İ BIRAKAMAM
İdil 2
SAYILMAYANLAR
Sayılmayanlar, raflarda yerini aldı.




Okuyucu Yorumları
ŞAM'DA BİR MARDİNLİ